29 Aralık 2020 Salı

 ARAPÇANIN ÖNEMİ

Bilindiği üzere Arapça, yaygın dünya dilleri arasında önemli bir yere sahiptir. Kur’an’ın indiği tarihten günümüze kadar da önemini korumuştur. Bunun birkaç nedeni vardır. Bunların en başta geleni, Kur’an’ın bu dille inmiş olmasıdır. Yüzyıllardır yaygınlığını ve temel niteliklerini koruyor olmasını esasen Kur’ân-ı Kerîm’e borçludur. Bu sayede yaklaşık 1400 yıldır sürekli olarak gündemde kalan Arapça, Kur’ân-ı Kerîm’le olan bağı bakımından (İslam’a mensup olduklarını ileri süren) toplumlar tarafından özel bir saygı görmektedir.

İslam Dini’nin kitabı olduğu için Kur’ân-ı Kerim öndört asırdır milyarlarca insan tarafından her gün okunmuş, birçok insan tarafından da ezberlenmiştir. Kur’ân-ı Kerim’e duyulan bu yoğun ilgi, tabiatıyla (onun dili olan) Arapça’yı da -onun paralelinde- bir ilgi odağı haline getirmiştir. Bunun yanı sıra Kur’ân-ı Kerim, çeşitli bilim alanlarında sürekli ve çok yönlü olarak incelenmiş ve yorumlanmıştır. Kur’ân-ı Kerim’in yorumcuları olan müfessirler birçok eser kaleme alırken dilciler, hukukçular, tarihçiler ve sosyologlar da kendi alanlarında onu incelemeye almış, âyetlerden birçok hüküm çıkarmış, bunları tasnif ederek sayılamayacak kadar eser meydana getirmişlerdir. Bu eserlerin de büyük kısmı yine Arapça kaleme alınmıştır. Bu da başka bir açıdan yine Arapçaya önem kazandırmıştır. Nitekim bu eserler, dünyanın ünlü kütüphanelerinde korunmakta, sergilenmekte ve ilim adamları tarafından temel kaynak olarak kullanılmaktadır.

Günümüzde, başta Arap devletleri olmak üzere birçok ülkede Arapça resmi dil statüsüne sahiptir. Arapçayı resmi dil olarak kabul etmiş olan bir devlet de İsrail'dir. Ayrıca Arap diasporası -olarak niteleyebileceğimiz büyük bir kitle- dağılmış olduğu dünyanın birçok yerinde Arapça konuşmaktadır. Çok daha önemlisi, bu dili konuşan yaklaşık 500 milyon insanın kullandığı alfabe, bilim ve yazın dili aynıdır. Bütün bunlar Arapça’ya büyük bir önem kazandırmış, bu da birleşmiş Milletler teşkilatını harekete geçirerek onu 1974’de altıncı resmi dil olarak kabul etmeye sevk etmiştir.

Türkiye’de 1924’de alınan politik kararla Arapça uzun süre yasaklamışsa da son yıllarda bu dilde yeniden eğitim yapılmasına izin verildi. Konjonktürün Arapçayı 1980’lerden itibaren ön plana çıkarması, önceki politikaların değiştirilmesine yol açtı. Dolayısıyla Arapçanın günümüz Türkiye’sinde yeniden önemsenmeye başladığını söylemek mümkündür. 


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

 ARAPÇANIN ÖNEMİ Bilindiği üzere Arapça, yaygın dünya dilleri arasında önemli bir yere sahiptir. Kur’an’ın indiği tarihten günümüze ka...