ARAPÇANIN ÖNEMİ
Bilindiği üzere Arapça, yaygın dünya dilleri arasında önemli bir yere
sahiptir. Kur’an’ın indiği tarihten günümüze kadar da önemini korumuştur.
Bunun birkaç nedeni vardır. Bunların en başta geleni, Kur’an’ın bu dille inmiş
olmasıdır. Yüzyıllardır yaygınlığını ve temel niteliklerini koruyor olmasını
esasen Kur’ân-ı Kerîm’e borçludur. Bu sayede yaklaşık 1400 yıldır sürekli
olarak gündemde kalan Arapça, Kur’ân-ı Kerîm’le olan bağı bakımından (İslam’a mensup olduklarını ileri süren) toplumlar tarafından özel bir saygı görmektedir.
İslam Dini’nin kitabı olduğu için Kur’ân-ı Kerim öndört asırdır milyarlarca
insan tarafından her gün okunmuş, birçok insan tarafından da ezberlenmiştir.
Kur’ân-ı Kerim’e duyulan bu yoğun ilgi, tabiatıyla (onun dili olan) Arapça’yı da -onun paralelinde- bir ilgi odağı haline
getirmiştir. Bunun yanı sıra Kur’ân-ı Kerim, çeşitli bilim alanlarında sürekli
ve çok yönlü olarak incelenmiş ve yorumlanmıştır. Kur’ân-ı Kerim’in
yorumcuları olan müfessirler birçok eser kaleme alırken dilciler, hukukçular, tarihçiler ve sosyologlar da kendi alanlarında onu incelemeye almış, âyetlerden birçok hüküm
çıkarmış, bunları tasnif ederek sayılamayacak kadar eser meydana
getirmişlerdir. Bu eserlerin de büyük kısmı yine Arapça kaleme alınmıştır. Bu
da başka bir açıdan yine Arapçaya önem kazandırmıştır. Nitekim bu eserler,
dünyanın ünlü kütüphanelerinde korunmakta, sergilenmekte ve ilim adamları
tarafından temel kaynak olarak kullanılmaktadır.
Günümüzde, başta Arap devletleri olmak üzere birçok ülkede Arapça resmi dil
statüsüne sahiptir. Arapçayı resmi dil olarak kabul etmiş olan bir devlet de
İsrail'dir. Ayrıca Arap diasporası -olarak niteleyebileceğimiz büyük bir kitle- dağılmış olduğu dünyanın birçok yerinde Arapça konuşmaktadır. Çok daha
önemlisi, bu dili konuşan yaklaşık 500 milyon insanın kullandığı alfabe, bilim
ve yazın dili aynıdır. Bütün bunlar Arapça’ya büyük bir önem kazandırmış, bu
da birleşmiş Milletler teşkilatını harekete geçirerek onu 1974’de altıncı
resmi dil olarak kabul etmeye sevk etmiştir.
Türkiye’de 1924’de alınan politik kararla Arapça uzun süre yasaklamışsa da son yıllarda bu dilde yeniden eğitim yapılmasına izin verildi. Konjonktürün Arapçayı 1980’lerden itibaren ön plana çıkarması, önceki politikaların değiştirilmesine yol açtı. Dolayısıyla Arapçanın günümüz Türkiye’sinde yeniden önemsenmeye başladığını söylemek mümkündür.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder